ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu’daki gerilimin ortasında Çin’e kritik bir ziyaret gerçekleştiriyor. Ziyarette, bölgesel güvenlik ve ticari ilişkiler masada olacak.
ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu’daki gerilimin sürdüğü bir dönemde Çin’e kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Trump, geniş bir heyet ve Amerikan şirketlerinin temsilcileriyle birlikte 3 günlük resmi temaslar için Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’e ulaştı.
Bu ziyaret, ABD liderinin Çin’e gerçekleştirdiği 8,5 yıl aradan sonraki ilk resmi ziyareti olma özelliğini taşıyor. Önceki ABD Başkanı Joe Biden döneminde bu düzeyde bir temas gerçekleşmemişti. Trump’ın ilk başkanlık döneminde, 2017 yılında Çin’e bir ziyaret yapılmıştı.
Trump’a ziyaretinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Beyaz Saray Müsteşarı Stephen Miller gibi üst düzey isimler eşlik ediyor. Hazine Bakanı Scott Bessent da ekonomi ve ticaret müzakerelerini tamamlamasının ardından Pekin’e intikal etti.
Heyette ayrıca Tesla CEO’su Elon Musk, Apple CEO’su Tim Cook ve Nvidia kurucusu Jensen Huang gibi önde gelen isimlerin de bulunduğu 17 Amerikan şirketinin temsilcileri yer alıyor. Trump’ın oğlu Eric Trump ve eşi Lara Trump da ziyarette hazır bulunuyor.
Trump, yarın Tienanmın Meydanı’ndaki resmi karşılama töreninin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşmeler yapacak. Ziyaret programında Gök Tapınağı ziyareti ve onuruna verilecek akşam yemeği de bulunuyor. Trump, 15 Mayıs sabahı Şi Cinping ile yapacağı çay buluşmasının ardından ülkesine dönecek.
Trump’ın Çin ziyareti, Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki tansiyonun sürdüğü ve kırılgan bir ateşkes sürecinin yaşandığı bir döneme denk geldi. Bu durum, ziyaretin stratejik gündeminin önemli bir parçası olacağı öngörüsünü güçlendiriyor.
İki liderin, küresel enerji ticareti için hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki durumu masaya yatırması bekleniyor. Ziyaretin bir diğer ana gündem maddesi ise ABD ile Çin arasındaki devam eden ekonomik ve ticari sorunlar olacak.
ABD ve Çin arasındaki ilişkiler, Trump’ın ikinci döneminde Washington’ın uyguladığı tarife artışları ve teknoloji kısıtlamaları ile Pekin’in nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolünü artırma çabaları nedeniyle karmaşık bir seyir izlemişti. Taraflar, daha önceki müzakerelerde ticari gerilimleri azaltmak amacıyla tarifeleri askıya alma ve geçici mutabakat çerçeveleri üzerinde çalışmışlardı.
En son 30 Ekim 2025’te Busan’da yapılan görüşmenin ardından varılan olumlu mesajlar, iki ülke arasında geçici bir uzlaşmaya yol açmıştı. Bu uzlaşma kapsamında karşılıklı tarifelerin ertelenmesi ve Çin’in fentanil ihracatını kontrol altına alma taahhüdü öne çıkmıştı.
Yorum Yap