Orta Doğu’daki gerilimler küresel tahvil piyasalarını sarstı. ABD ve Avrupa’da faizler rekor seviyelere ulaşırken, enflasyon endişeleri artıyor.
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler küresel tahvil piyasalarında satış baskısını derinleştirerek faiz oranlarını rekor seviyelere taşıdı. ABD ile İran arasındaki gerilimlerin tırmanması, dünya genelinde enflasyonist baskıların artabileceği endişelerini güçlendirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki olası aksamalar ve artan sigorta maliyetleri nedeniyle petrol fiyatlarının yüksek kalması, enflasyonun hızlanacağı öngörüsünü destekliyor. Bu durum, merkez bankalarının para politikalarında daha sıkı adımlar atabileceği beklentilerini artırdı.
ABD’de son enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, ABD Merkez Bankası (Fed) üzerindeki faiz artırımı baskısını artırdı. Daha önce yıl genelinde iki faiz indirimi beklenirken, mevcut belirsizlikler bu beklentileri tersine çevirdi.
Piyasa analistleri, Fed’in Aralık ayındaki toplantısında yüzde 70 olasılıkla 25 baz puanlık bir faiz artırımına gidebileceğini öngörüyor. Enflasyonun yüksek kalacağı endişesi ve Fed’in olası faiz artırımı ihtimalleri, tahvil piyasalarındaki satışları tetikledi.
ABD’nin 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,29’a, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,63’e yükselerek son 16 ayın zirvesine ulaştı. 20 yıllık tahvil getirileri yüzde 5,17’ye, 30 yıllık tahvil getirileri ise yüzde 5,15’e çıkarak son 3 yılın en yüksek seviyelerini gördü.
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) son anketine göre, Avro Bölgesi’ndeki ekonomik görünüm, artan enerji fiyatları ve Orta Doğu’daki jeopolitik riskler nedeniyle belirsizliğini koruyor. Enflasyon tahminleri yukarı yönlü revize edilirken, büyüme beklentilerinde aşağı yönlü düzeltmeler yapıldı.
Avro Bölgesi’nde nisan ayı yıllık enflasyonu yüzde 3’e ulaşırken, aylık bazda yüzde 1 arttı. İngiltere’de yerel seçimlerde iktidar partisinin oy kaybetmesi, siyasi belirsizlik algısını artırarak ülke tahvil faizleri üzerinde ek baskı oluşturdu.
Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi Mayıs 2011’den bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 3,16’ya, İngiltere’nin 10 yıllık tahvil faizi ise Temmuz 2008’den bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 5,18’e çıktı.
Asya piyasalarında da benzer etkiler görülüyor. Japon yeninin dolar karşısında zayıflaması, Japonya’da enflasyon risklerini artırarak tahvil piyasasındaki satışları destekliyor. Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi Haziran 1997’den bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 2,72’ye ulaştı.
Çin’de ise tahvil piyasası yatay bir seyir izliyor. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,75 seviyesinde bulunuyor.
KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, tahvil faizlerindeki artışın, sıkılaşan para politikası koşullarıyla birlikte küresel büyümeyi zorlaştırabileceğini belirtti. Yüksek petrol fiyatlarının merkez bankalarını daha şahin bir faiz politikası izlemeye ittiğini ve bu durumun piyasalarda gerginliği artırabileceğini ekledi.
Yorum Yap