Velayet, boşanma davasında eşlerden hangisinin daha haklı çıktığına göre paylaştırılmaz. Aile mahkemesi kusur tartışmasından ayrı bir soruya cevap arar: çocuğun bakım, eğitim ve duygusal düzeni hangi ebeveyn yanında en az…
Velayet, boşanma davasında eşlerden hangisinin daha haklı çıktığına göre paylaştırılmaz. Aile mahkemesi kusur tartışmasından ayrı bir soruya cevap arar: çocuğun bakım, eğitim ve duygusal düzeni hangi ebeveyn yanında en az sarsıntıyla sürer. Bu yüzden velayet talebini güçlendiren şey, karşı tarafa yöneltilen ağır iddialar değil, çocuğun gündelik yaşamını kimin taşıdığını gösteren somut kayıtlardır.
Türk Medeni Kanunu velayeti ebeveyne tanınmış bir üstünlük olarak değil, çocuğun korunması için verilmiş bir yetki ve yükümlülük olarak düzenler. Değerlendirmenin merkezinde bu nedenle çocuğun üstün yararı ilkesi bulunur. Eşin evlilik içindeki kusuru ise ancak çocuğa bakma ve onu koruma yeteneğini etkilediği ölçüde tabloya girer.
Üstün yarar soyut bir ifade gibi görünse de dosyada birbirinden ayrılabilen ölçütlere dönüşür. Mahkeme, çocuğun bugünkü yaşam düzenini ve bu düzenin hangi ebeveyn yanında sürdürülebileceğini inceler.
Ekonomik güç bu ölçütler arasında tek başına belirleyici değildir. Gelir farkı velayetin yönünü değiştirmek yerine iştirak nafakasıyla dengelenir, çünkü çocuğun bakım giderine katılma yükümlülüğü velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn bakımından da sürer. Çocuğun görüşü de alınır, fakat bu görüş tek başına sonucu belirlemez; hakim, beyanın yönlendirme izi taşıyıp taşımadığını ayrıca tartar.
Velayet talebinin ağırlık merkezi iddia değil kayıttır. Aile mahkemeleri bu talebi değerlendirirken çoğu zaman uzman incelemesine başvurur; pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı görevlendirilir, ebeveynlerle ve yaşı uygunsa çocukla görüşülür, gerektiğinde çocuğun yaşadığı ev yerinde incelenir. İnceleme sonunda hazırlanan rapor hakimi bağlamaz, ancak dosyadaki en ağırlıklı değerlendirme kaynaklarından biridir.
Rapor dışındaki deliller de aynı soruyu cevaplamalıdır: çocuğun rutini fiilen kim tarafından yürütülüyor. Okul devam ve rehberlik kayıtları, veli görüşmelerine kimin katıldığı, aşı ve kontrol randevularının takibi, kreş ya da servis düzeninin kim tarafından kurulduğu ve gözleme dayalı tanık beyanları bu soruya doğrudan yanıt verir. Genel övgü cümleleri kuran bir tanık, çocuğun sıradan bir haftasını anlatabilen tanık kadar işe yaramaz.
Deliller dilekçeler aşamasında bildirildiği için hangi kaydın hangi ölçütü karşıladığını baştan ayırmak gerekir. Bursa ve çevresinde yürüyen dosyalarda süreci bir Bursa boşanma avukatı ile birlikte planlamak, sonradan ikamesi güç olan okul, sağlık ve tanık delillerinin dosya dışında kalmasını önler.
Delil toplarken sınır da vardır. Çocuğu diğer ebeveyni aleyhine konuşturup kayda almak, hukuka uygunluk tartışması doğurmasının yanında uzman değerlendirmesinde ters etki yaratır; çocuğu çatışmanın tarafı haline getiren tutum raporlara yansır.
Velayet bir ebeveyne bırakıldığında mahkeme, çocuk ile diğer ebeveyn arasındaki kişisel ilişkiyi taraflar ayrıca talep etmese bile düzenler. Bu düzenlemenin işleyip işlemeyeceği, kararın ne kadar belirli yazıldığına bağlıdır. Hangi günler, hangi saatte başlayıp hangi saatte biteceği, çocuğun nereden alınıp nereye teslim edileceği, bayram ve tatil düzeninin nasıl işleyeceği açıkça yazılmazsa karar kağıt üzerinde kalır ve her görüşme yeniden pazarlık konusu olur.
|
Çocuğun durumu |
Kişisel ilişkide öne çıkan ölçüt |
Kararda belirtilmesi gereken ayrıntı |
|---|---|---|
|
Süt çocuğu ve okul öncesi yaş |
Kısa ama sık görüşme, bakım rutininin bozulmaması |
Görüşmenin saat aralığı ve teslim yeri |
|
Okul çağı, ebeveynler aynı şehirde |
Görüşme düzeninin okul programıyla çakışmaması |
Hangi hafta sonları, başlangıç ve bitiş saati |
|
Ebeveynler farklı şehirlerde |
Yol süresi ve okul takviminin gözetilmesi |
Yarıyıl ve yaz tatilinde toplu görüşme günleri |
|
Şiddet ya da risk iddiası bulunan dosya |
Çocuğun güvenliği ve uzman değerlendirmesi |
Refakatli görüşme ve görüşmenin yapılacağı yer |
Anlaşmalı boşanmada bu düzen protokolle kurulur. Hakim, protokoldeki velayet ve kişisel ilişki hükümlerini çocuğun yararına uygun görmezse olduğu gibi onaylamak zorunda değildir; gerekli gördüğü değişikliği tarafların kabulüne sunar.
Uygulamada velayet kural olarak tek ebeveyne bırakılır. Bununla birlikte yargı kararlarında, ebeveynlerin çocuğa ilişkin konularda iletişim kurabildiği ve düzenin çocuğun yararına işleyebileceği dosyalarda ortak velayete hükmedilebildiği görülmektedir. Ortak velayet, çocuğun kiminle yaşayacağı sorusunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; yaşam merkezi ve görüşme takvimi yine belirlenir.
Velayet kararı da değişmez değildir. Ebeveynin şehir değiştirmesi, bakım düzeninin bozulması, çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi veya kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi gibi hallerde koşullarda esaslı bir değişiklik varsa velayetin değiştirilmesi istenebilir. Ölçüt burada da aynı kalır: talep eden ebeveynin durumu değil, çocuğun yararı tartılır.
Kişisel ilişki kararına uyulmaması halinde zorla yerine getirme yolu vardır. Bu iş klasik icra takibinden ayrılmış, çocuğun zarar görmemesini gözeten ayrı bir usule bağlanmıştır ve adli destek ile mağdur hizmetleri birimleri eliyle yürütülür. Usul zaman içinde değiştiğinden güncel işleyişi dosyanın görüldüğü adliyeden teyit etmek gerekir. Görüşmenin sürekli engellenmesi ayrıca velayetin değiştirilmesi talebinde değerlendirmeye giren bir olgudur. Çocuğu görüşmeye götürmemek kadar, görüşme öncesinde ve sonrasında diğer ebeveyni yıpratan söylem de uzman raporlarına yansır.
Velayet ve kişisel ilişki dosyalarında sonucu belirleyen genellikle tek bir belge değil, çocuğun gündelik düzenini bütün olarak gösteren tutarlı bir dosyadır. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır; hangi ölçütün ağır basacağı çocuğun yaşına, ailenin fiili düzenine ve dosyaya giren delillerin bütününe göre değiştiğinden her dosyanın kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Mia Hukuk & Danışmanlık, Nilüfer’deki ofisinde aile ve boşanma hukuku alanında da dosya yürüten bürolar arasındadır; kendi durumunuz bakımından adım atmadan önce hukuki danışma almanız yerinde olur.
Yorum Yap