Hekim sayfalarındaki özgeçmiş bölümleri birbirine benzer. Alt alta dizilen üniversite adları, kurs isimleri, sertifikalar ve kongre katılımları aynı punto ve aynı uzunlukta göründüğü için hepsi eşit ağırlıktaymış izlenimi verir. Oysa…
Hekim sayfalarındaki özgeçmiş bölümleri birbirine benzer. Alt alta dizilen üniversite adları, kurs isimleri, sertifikalar ve kongre katılımları aynı punto ve aynı uzunlukta göründüğü için hepsi eşit ağırlıktaymış izlenimi verir. Oysa bu satırların bir kısmı denetlenen ve belgeye bağlanan bir yeterliliği, bir kısmı ortaya konmuş bir çalışmayı, bir kısmı ise yalnızca bir katılımı gösterir.
Ortodontide bu ayrımı yapmak birçok alandan daha kolaydır, çünkü uzmanlık eğitiminin nasıl kazanıldığı ve neyle tamamlandığı mevzuatla tanımlanmıştır. Geri kalan satırların ortak bir standardı yoktur; dolayısıyla okunma biçimleri de aynı olmamalıdır.
Satırları üç kümeye ayırmak sayfayı okunur hale getirir. Birinci küme denetlenen kayıtlardır: uzmanlık diploması buraya girer, çünkü giriş sınavı, süresi, içeriği ve bitiş koşulları hekimin kendi beyanıyla değil dışarıdan belirlenir. İkinci küme üretim kayıtlarıdır: tez, kitap, makale ve ders materyali ortaya konmuş bir ürüne işaret eder ve o ürünün konusu okunabilir. Üçüncü küme katılım kayıtlarıdır: kurs, kongre ve sistem sertifikaları bir eğitime katılındığını gösterir, kapsamı ise kurumdan kuruma değişir.
Üç küme de bilgi taşır, fakat hiçbiri diğerinin sorusunu cevaplamaz.
|
Özgeçmiş satırı |
Neyi gösterir |
Neyi göstermez |
|---|---|---|
|
Ortodonti uzmanlık belgesi |
Merkezi sınavla girilen, süresi ve içeriği tanımlı, tezle ve bitirme sınavıyla kapanan bir eğitimin tamamlandığını |
Belirli bir hastada hangi yöntemin uygulanacağını |
|
Uzmanlık tezi |
Jüri önünde savunulmuş özgün bir araştırma çalışması yürütüldüğünü |
Her hastanın sorununun tez konusuyla aynı olduğunu |
|
Bilimsel kitap ve ders materyali |
Alandaki bilginin meslektaşa aktarılacak düzeyde derlendiğini |
Bir tedavinin nasıl sonuçlanacağını |
|
Sistem ve teknik sertifikası |
Belirli bir sistemin uygulayıcı eğitiminin alındığını |
O sistemin sizin vakanız için uygun olduğunu |
|
Kongre katılımı ve konuşmacılık |
Alandaki güncel tartışmanın takip edildiğini |
Tek başına bir klinik yeterlilik düzeyini |
Ortodonti, diş hekimliğinin uzmanlık ana dallarından biridir ve bu unvanın kapısı merkezi bir sınavdır. Diş hekimliği fakültesinden mezun olan hekim, Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı ile bir eğitim kurumuna yerleşir ve orada uzmanlık öğrencisi olarak eğitim görür. Ortodontide bu eğitimin süresi dört yıldır; diş hekimliğinin diğer ana dallarının çoğunda süre üç yıl olarak uygulanır.
Eğitim kendiliğinden de bitmez. Uzmanlık öğrencisinin bitirme sınavına girebilmesi için tez hazırlaması zorunludur, tez jüri önünde savunulur ve süreç bir uzmanlık belgesiyle kapanır. Yani “uzman” bir kıdem tanımı değil, tamamlanmış ve belgelenmiş bir programın adıdır.
Hastanın yaptığı arama ise çoğu zaman bu belgeyi hedeflemez. Arama kutusuna “en iyi ortodonti uzmanı izmir” yazıldığında karşıya çıkan sayfaların büyük bölümü benzer bir vitrin sunar; ayırt edici bilgi vitrinde değil, hekimin hakkında sayfasındaki eğitim kaydında durur. Okumaya oradan başlamak, unvanın hangi kurumda ve hangi anabilim dalında kazanıldığını görünür kılar.
Bu okuma sırasında bir ayrım daha ortaya çıkar. “Ortodonti alanında çalışan diş hekimi” veya “ortodontiyle ilgilenen hekim” gibi ifadeler bir uzmanlık unvanı değildir. Uzmanlık belgesi olan hekim eğitimini hangi üniversitede ve hangi anabilim dalında tamamladığını açıkça yazar. Örneğin Uzm. Dt. Çağrı Şibal’ın uzmanlık eğitimi Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı’nda tamamlanmıştır; uzmanlık eğitimine giriş ise 2012 Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı ile olmuş ve o sınavda Türkiye birinciliği elde edilmiştir.
Sınav derecesi burada dikkatle okunmalıdır. Belirli bir yılda yapılan merkezi bir sınavdaki sıralamayı gösterir; hekimlerin klinik sonuçlarına dair bir sıralama değildir. Değeri, doğrulanabilir olmasından ve hangi sınava ait olduğunun belli olmasından gelir.
Uzmanlık tezi, özgeçmişte sık gözden kaçan fakat hasta açısından okunması kolay bir satırdır. Tez, eğitimin sonuna eklenen bir formalite değildir. Konu ve danışman eğitim süresinin ilk yarısı içinde belirlenir ve konunun özgün olması aranır. Çalışma, eğitimin bitiminden aylar önce en az üç asıl üyeden oluşan bir jüriye teslim edilir ve sözlü olarak savunulur. Jüri yeterli bulmazsa ek süre verilir; ikinci kez kabul edilmemesi halinde uzmanlık öğrenciliği sona erer.
Bu yapı tez satırını katılım kayıtlarından ayırır. Tez, dışarıdan denetlenmiş bir üretimdir ve konusu okunduğunda hekimin uzun süre üzerinde çalıştığı teknik soru görünür hale gelir.
Somut bir örnek bunu netleştirir. Uzm. Dt. Çağrı Şibal’ın uzmanlık tezi, maksiller gelişim geriliği olan olgularda protraksiyon amacıyla kullanılan iki farklı sistemin karşılaştırılması üzerinedir. Sade karşılığı şudur: üst çenenin öne doğru gelişimi geride kalmış hastalarda, üst çeneyi öne yönlendirmek için kullanılan iki ayrı sistemin aynı ölçütlerle karşılaştırılması. Böyle bir konu, çeneler arası ilişki ve büyümenin yönlendirilmesi başlığında yürütülmüş bir çalışmaya işaret eder.
Tez konusunu bir çalışma alanı ilanı gibi okumak ise yanlış olur. Ortodonti uzmanı, eğitimi boyunca alanın tamamını kapsayan bir müfredattan geçer; tez o müfredat içinde ayrıca derinleşilen tek bir başlıktır. Hastanın kendi sorunu tez konusuyla örtüşmüyorsa bu bir eksiklik anlamına gelmez, örtüşüyorsa da tek başına bir tedavi kararı üretmez.
Yayın sayısı tek başına yorumlanamaz, çünkü aynı sayı çok farklı içeriklere karşılık gelebilir. Ayırt edici olan yayının türü ve kime yazıldığıdır.
Hedef kitle burada belirleyicidir. Meslektaşına ders anlatan bir metnin okuru hatayı fark eder ve itiraz eder; hastaya yazılan tanıtım metninde böyle bir denetim yoktur. Bu nedenle bir yayın satırı görüldüğünde sorulacak ilk soru sayı değil, metnin kime hitap ettiğidir.
Örnek olarak, Uzm. Dt. Çağrı Şibal’ın yayınlanmış ve yayınlanacak toplam 14 bilimsel kitabı bulunuyor. Bunların bir bölümü ortodonti ders notu ve soru bankası biçiminde, uzmanlık sınavına hazırlanan diş hekimlerine yöneliktir; aynı hekim uzun yıllar bu sınava yönelik ders ve kurs vermiştir. Bu satırlar bir tedavi sonucunun göstergesi değildir; alanın bilgisinin meslektaşa aktarıldığı bir üretim kaydıdır.
Sistem sertifikaları ayrı bir kutuda durur. Lingual teknikte Incognito ve Harmony SL gibi uygulayıcı sertifikasyonları, belirli bir sistemin eğitiminin alındığını gösterir. Bunlar uzmanlık eğitiminin yerine geçmez, üzerine eklenen teknik yetkinliklerdir; hangi hastada gündeme geleceği yine muayene sonrası belirlenir.
Özgeçmiş, hekimin hangi eğitimden geçtiğini ve ne ürettiğini gösterir. Hastanın asıl sorusunu, yani kendi ağzında ne yapılacağını göstermez. Hangi yöntemin uygun olduğu, ortalama tedavi süresinin ne kadar olacağı ve maliyetin neye göre oluşacağı ancak klinik muayene, radyografik değerlendirme ve ağız içi analizlerden sonra belirlenir. Bu sırayı tersine çeviren bir bilgi kaynağı yoktur.
İkinci bir sınır daha var. Sağlık hizmetlerinde tanıtım kuralları, hekimlerin kendilerini üstünlük bildiren ifadelerle tanıtmasına izin vermez. Bu nedenle arama sonuçlarında karşılaşılabilecek şey bir sıralama listesi değil, doğrulanabilir eğitim ve üretim kayıtlarıdır. Arama ifadesinin gerçek karşılığı da budur: hangi hekimin “önde” olduğu değil, hangi kaydın kendi vakanız için anlam taşıdığı.
Özgeçmişi okuduktan sonra kalan iş, muayenede kendi verilerinizle konuşmaktır. Randevuya giderken şu sorular hazırlanabilir:
Bu soruların cevabı hiçbir özgeçmişte yazmaz. Özgeçmişin işlevi, karşınızdaki hekimin bu soruları hangi eğitim ve çalışma birikimiyle cevapladığını önceden görebilmenizdir.
Yorum Yap