İran Sözcüsü Bekayi, ABD ve İsrail saldırıları sürerken ateşkesi reddettiklerini açıkladı. Türkiye ve Azerbaycan’a yönelik füze iddialarını yalanladı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin ABD ve İsrail’in saldırıları sürerken gelen ateşkes teklifini reddettiğini açıkladı. Bekayi, bu saldırıları “savaş suçu” olarak nitelendirirken, Türkiye ve Azerbaycan’a yönelik füze atıldığı iddialarını da yalanladı. Sözcü, ulusal güvenlik ve savunmanın öncelik olduğunu vurguladı.
İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, ateşkesin geçmiş tecrübeler ışığında güçlerin yeniden toparlanması ve yeni suçlar işlemesi için bir mola anlamına geldiğini belirtti. “Hiçbir aklı başında ülke bunu kabul etmez” diyen Bekayi, ulusal talepler karşılanmadan döngüsel bir savaş-ateşkes sürecine girilmeyeceğini ifade etti.
Sözcü Bekayi, 28 Şubat’ta başlayan saldırılarda Şerif Üniversitesi gibi eğitim kurumlarının “sığınak delici bombalarla” hedef alınmasına tepki gösterdi. Bu durumun, ABD ve İsrail’in İran’ın ilerleme ve kalkınmasına karşı düşmanlığını gösterdiğini ileri sürdü. Bekayi, “Bu, saldırıya uğrayan beşinci üniversite oldu ve bu durum dikkat çekicidir” ifadelerini kullandı.
ABD’nin son bir yılda diplomasiye itibar bırakmadığını savunan Bekayi, ülkenin uluslararası kuralları hiçe sayarak yaklaşık 70 uluslararası belgeden çekildiğini hatırlattı. Müzakereler devam ederken dahi İran’a karşı savaş suçu niteliğinde adımlar atıldığını dile getirdi. Bekayi, ABD’nin iddiaları ile eylemlerinin örtüşmediğini belirtti.
İsmail Bekayi, nükleer tesislere yönelik saldırılar karşısında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) yaklaşımını “felaket” olarak değerlendirdi. UAEA Başkanı Rafael Grossi’nin açıklamalarının, İran’a karşı işlenen suçları meşrulaştırdığını ve güvenilirliği zedelediğini öne sürdü. Ajansın kendi raporlarında dahi İran’a yönelik en küçük bir ihlal tespit edilmediğini de ekledi.
Bekayi, Birleşmiş Milletler Başkanlığı gibi bir hedefi olan Grossi’nin adının bu suçlarla anıldığını bilmesi gerektiğini söyledi. Uluslararası toplumu, saldırganlığı meşrulaştıran bu tür açıklamalar yapan bir kişinin üst düzey görevler için uygun olup olmadığını değerlendirmeye çağırdı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Türkiye ve Azerbaycan’a İran tarafından atıldığı iddia edilen füzelere ilişkin temaslar yürütüldüğünü doğruladı. Bekayi, Azerbaycan ile yapılan görüşmelerin yanlış anlamaları giderdiğini, Türkiye’ye yönelik herhangi bir füze atışı olmadığını ve konunun görüşmeler yoluyla çözüme kavuşturulduğunu belirtti.
Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda Umman ile dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde görüşmelerin sürdüğünü aktardı. İran’ın düşman ülkelere ait gemilerin geçişine izin verilmeyeceğini, dost gemiler için ise bazı düzenlemeler yapıldığını kaydetti. Bu görüşmelerin sonuç alınana kadar devam edeceğini sözlerine ekledi.
Bekayi, devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmesinde, “Bu savaşın tek kazananı, bölgede hiçbir barış ve istikrar istemeyen İsrail’dir” ifadelerini kullandı. Savaşın meşrulaştırılması için ortaya atılan “yakın tehdit” iddialarının, sürecin stratejik değil, dar ve kişisel çıkarlar temelinde yürütüldüğünü gösterdiğini savundu.
Avrupa’da muhtemel “sahte bayrak” senaryolarına dikkat çeken Bekayi, ABD ve İsrail’in bu yöntemi defalarca kullandığını ve bu savaşta da benzer örnekler görüldüğünü ifade etti. İran’ın hedeflerini açıkça ilan ettiğini ve eylemlerinin uluslararası hukuk çerçevesinde meşru olduğunu vurguladı. Tüm ülkeleri ABD ve Siyonist rejimin eylemlerine karşı dikkatli olmaya davet etti.
Yorum Yap