Gıda ambalajlarındaki son tüketim tarihi (STT) ve tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) arasındaki farkı bilmeyen tüketiciler gıda israfına yol açıyor. Uzmanlar bu konuya dikkat çekiyor.
Gıda ambalajlarındaki tarih bilgileri, tüketiciler tarafından sıklıkla son kullanma tarihi olarak algılanıyor. Ancak bu tarihler, aslında farklı anlamlar taşıyan ve ürünün güvenliği ile kalitesini belirten teknik göstergelerdir.
Bitki Bazlı Gıdalar Derneği (BİTKİDEN) Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, tüketicilerin yüzde 80’inin son tüketim tarihi (STT) ile tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) arasındaki farkı bilmediğini belirtti. Bu durumun gıda israfına ve yanlış tüketim alışkanlıklarına yol açtığını vurguladı.
Akdağ, et, süt, balık gibi hızla bozulan ve insan sağlığı için risk oluşturan ürünlerde STT’nin bir güvenlik tarihi olduğunu açıkladı. STT geçmiş ürünlerin kesinlikle tüketilmemesi ve satılmaması gerektiğini ifade etti.
Makarna, bakliyat, bisküvi, konserve gibi dayanıklı gıdalarda kullanılan TETT ise ürünün tat, koku ve kıvam gibi duyusal özelliklerini en üst düzeyde koruduğu süreyi belirtir. Akdağ, uygun saklama koşullarında ve fiziksel bir sorun görülmeyen TETT geçmiş ürünlerin tüketilebileceğini söyledi.
TETT geçmiş ürünlerin satışta bulunabileceği yönündeki güncel tartışmalar, gıda okuryazarlığının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Akdağ, küresel gıda israfının yüzde 60’ının evlerde gerçekleştiğini hatırlattı. Gıdayı israf etmenin, üretiminde kullanılan su, enerji, emek ve tüm kaynakların da israfı anlamına geldiğini belirtti.
Bir ürün üzerinde hem STT hem de TETT bulunamayacağını belirten Akdağ, tüketicilerin satın alma aşamasında hangi tarihin yer aldığına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.
Gıda israfının, toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 10’unu oluşturduğuna dikkat çeken Akdağ, Birleşmiş Milletler’in bu konuya ilişkin değerlendirmesini aktardı. Akdağ, gıda israfının bir ülke olması durumunda iklim krizine olumsuz etkileri bakımından ABD ve Çin’den sonra üçüncü büyük ülke olacağını belirtti. Bu çok boyutlu sorunun doğru yönetilebilmesi için tüketicilere de önemli sorumluluklar düştüğünü sözlerine ekledi.
Yorum Yap